10. Gün: En sevdiğiniz yönetmen kim?
Bu soruda direk Türk'lere torpil geçeceğim. Cevabım: Onur Ünlü.
Bir önceki sorumun cevabı da Leyla ile Mecnun olduğu için değil sadece. İzlediğim her yapımı başka bir hücreme dokunduğu için, başka bir duyumu çalıştırdığı için, kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyleri bangır bangır söylediği için, Beş Şehir ile hiç dinlemeyene Ahmet Kaya dinletebildiği için, Sen Aydınlatırsın Geceyi ile hiç okumayana şiir okutabildiği için, İtirazım Var ile insanı farklı düşüncelere sevk edip uykusundan edebildiği için...
Tabi ki; Feriye <3
Buraya ilk defa üniversitedeyken gitmiştim, Million Dollar Baby filmini görmeye. Özellikle ahşap tavan ve doğal havasından dolayı vurulmuştum. Geçtiğimiz yıllarda restorasyondan geçmiş. Tamam, yenilenme iyi hoş da orjinal havasını biraz bozduğunu düşünüyorum.
Geçen yıl, İstanbul Film Festivali kapsamında May in Summer filmi için bir kez daha gittim. Yönetmeni Cherien Dabis de söyleşiye gelmiş meğer, film öncesi haberim yoktu. Kadın ile lavaboda tanışma fırsatım olmuştu. Aman Allah'ım bu ne doğallık, tatlılık öyle. Hem filmi çok beğenmiştim, hem de Dabis'in mütevaziliğine hayran kalmıştım.
Bu sinemanın hemen yanı başında harika bir kafe/restoran da var. Henüz gitme fırsatım olmadı ama fotoğraflarını görünce bile insanın içi açılıyor. İstanbul/Ortaköy taraflarına yolu düşenlere tavsiyedir ;)
12. Gün: En sevdiğiniz animasyon/çizgi film hangisi?
Açıkçası ben pek animasyon düşkünü değilmişim, soruyu görünce farkettim :) Fakat en son izlediğim ve o günün koşulları itibariyle mideme kramplar girmesine rağmen çok beğendiğim: Ice Age4 - Kıtalar Ayrılıyor var. [Şimdi yazarken farkettim, ismi de ne manidarmış!]
Bir de bana çocukluk dönemlerimi hatırlatan iki güzellik: Tavuklar Firarda ve Toy Story de eklemeliyim.
Ve tabi söz konusu çizgi film ise Cedric'i anmamak olmaz <3
"8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayat gerçekten çok karmaşık oluyor."