Showing posts with label Serkan Keskin. Show all posts
Showing posts with label Serkan Keskin. Show all posts

Sunday, September 27, 2015

Bayram Bitti Mi?


Şu an tam olarak bu psikolojideyim sanırım. 9 günlük tatil dedik, uzun dedik, ne güzel dinleniriz dedik ama yine olmadı ve bitti. Evet, gerçekten de bir bayramı (dolayısıyla bir tatili) daha geride bıraktık. Gerçi eminim 9 değil, 90 gün de olsa kısa gelecekti, çünkü tüm tatiller bitmeye mahkumdur :)

Epey gecikmeli de olsa geçmiş bayramınız kutlu olsun efenim. 

Bu bayramı İstanbul'da geçirdiğim için fazlasıyla sakin bir ruh halindeyim. Şurada bahsettiğim gibi, terminallerde rötar haberleriyle sarsılıp sinir krizleri geçirmedim. Sanırım tek artısı bu. Fakat, yaylaya gidip şöyle doyasıya bir sallanamadığım için buruğum. Sahi ya! Büyük şehirlerde neden yetişkinler için salıncak yok?!

Ana tema Kurban Bayramı olur da yeni keşif mini-dizimden bahsetmesem olmazdı. Hatırlar mısınız? Bu Ramazan'ın keşif dizisi; Ramazan Güzeldir idi. [bkz. http://afede-hali.blogspot.com.tr/2015/07/ne-var-ne-cok-2.html] Sevgili Ruhsuz Atmaca'nın önerisi üzerine, yine aynı ekibin 2009 yılında çektikleri 4 bölümlük Kurban Dizisini hafızama almış, kurban bayramının gelmesini beklemeye koyulmuştum. O kadar tatlı ve kısa ki göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Bizleri anlatan ve klişelerden böyle güzel beslenen yapımları çok takdir ediyorum. İzlemek isteyenler şu fragmana göz atıp karar verebilirler: Kurban Dizisi - Fragman

Sunday, August 9, 2015

Zoraki Nokta ~ Beş Kardeş

Noktayı koymak ne kadar zor olsa da, tamamlanmış cümleler eksik kalmışlara göre daha az acı verir.
Dedemin İnsanları'nda geçer bu söz. 
Aslında amacım, Beş Kardeş'i yazmak. 
Beş Kardeş'in noktasını. En azından bir nokta koyabilmiş olmasını...

Değil bir yönetmene, herhangi birine verilebilecek en ağır ceza, nokta koymasına müsaade etmemektedir. Her ne kadar anlatacak daha çok sözü olmasına rağmen, Beş Kardeş dizisi 13. bölümde final yapmak durumunda kaldı. Hem de nasıl bir final!



Bu arada, Beş Kardeş'i hiç izlemiş miydiniz?

Dizi, senaryosuyla yönetimiyle Onur Ünlü'nün elinden çıkma bir yapımdı. Ve takdir edersiniz ki karakterlerin hepsi, nev-i şahıslarına münhasırdılar. Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz. Edebiyat öğretmeni (rahmetli) bir babanın beş şairden esinlenerek verdiği isimlere ve tertemiz kalplere sahip, beş kardeş. 

Yine mahalle kültürü ve yine tezatların bir araya gelişi hakimdi. Sanırım Onur Ünlü yapımlarında en sevdiğim kavramlar bu ikisi.

Mesela, imam olan Turgut da, idealist gazeteci Nazım da, at meraklısı mafya lideri Aziz de, sanatçı olma sevdalısı fakat işsiz Orhan da; hepsi o evde, beraber kahvaltı da yaptılar, sahura da kalktılar. Üstelik balıkçı abileri Sait'in şarkılı uyandırma biçimiyle. Her zaman çalan "Hangimiz Sevmedik", Ramazan'da "Sordum Sarı Çiçeğe"ye devretti hakkını. Tıpkı, beşinin koşulsuz şartsız birbirlerini kabullenişleri, yadırgamadan destek oluşları gibi. 



Sait'in bir bölümde söylediği gibi; belki de "birlikte hareket etmenin yolunu unutmuşuz" güncel yaşantılarımızda. Bu yüzden, tüm zıtlıklara rağmen beraber hareket edebilen insanları seyretmek zevkli geliyor. 13 bölümde olsa bu beş güzel kardeşin hayatlarına ortak olduk. Hak etmedikleri bir son olsa da, tamamlanabilmiş bir proje her zaman saygıyı hak eder. 

Her ne kadar entrikanın, aldatmanın, ihtirasların, savaşların hakim olduğu diziler prim yapsa da, biz sizin gibi insanları izlemeyi çok seviyoruz. Siz yine de kaçmaya ve kovalamaya devam edin, olur mu? 

Saygılar...

Beş Kardeş - 1.Fragman

Monday, July 13, 2015

Limonata'lı Kadıköy REXX

18 Mayıs'tan [hiç yazmasaymışım!] ertelemeli bir yazı ile burdayım. Merhaba!

Bu sene resmi tatillerin Salı ya da Perşembe gibi haftasonuna bağlanabilir güzel günlere denk gelmesi, yıllık izini olmayanların yüzünü güldürdü. [haber spikeri cümlesi gibi oldu :P] Hem biraz nefes alma/gezme/tozma olaylarına girebildik, hem de okul projeleri için de boş vakit kazandık. Gelin, gecikmeli de olsa 18 Mayıs'a dönelim, beraber Kadıköy'e gidelim ;)

Öncelikle sorayım, Limonata'yı izlediniz mi/izleyebildiniz mi?



Ali Atay bu sene ilk yönetmenlik deneyimi olan Limonata diye bir film çekti. Senaryosunu Ertan Saban ile ortaklaşa yazdığı ve de sevgili Serkan Keskin ile Ertan Saban'ın başrolleri paylaştığı.

Bu kadronun isminin geçtiği tüm işleri izleme gönüllüsü olduğumdan, tabi ki gidip sinemada görmeliydim! Fakat, malumunuz sinema sektöründe acayip bir takım işler döndüğü için bazı filmler uzun süreli vizyonda kalamıyor. Bu durum Limonata'nın da başına geldi. Hatta ben, "ha gittim ha gideceğim" derken, bir baktım sadece Kadıköy Rexx'te kalmış. Hazır tatilken, apar topar yola düştüm.

Monday, April 21, 2014

Hic Bitmeyen Haftasonu :)


Hic bitmeyen haftasonu yapmislar!
Uskudar-Besiktas motorunda bana "gunaydin"larini sunan, su guzelim bulutlardan anlamistim zaten...

"Bu sefer bilet pesinde kosan ben olmayacagim" diye resti cektigim İstanbul Film Festivali'nin son haftasonunda, cok begenecegimden henuz bihaber oldugum May'in Yazi'na [May in Summer] davet edilmisken, guzel insan FZ'den gelen mesaj: 
-"Adaş, sana surprizim var. Festivale bilet kazandim, senin adini verdim, pazar gunu uygun olursan gidersin." 
-"Olmayani olduramam ama uymayani uydururum. Tabi ki giderim, gitmem mi :)"

Bundan daha guzel bir Ortakoy gunu olamaz diye dusunurken bir mesaj daha: "Aksam Itirazim Var'a gidiyoruz, gelir misin?"

Ballı Haftasonunun Bilancosu:

-Ozlenen kardesli, hellimli, bol muhabbetli cumartesi kahvaltisi
-Harika bir film: May in Summer 
-Yonetmeni [ayni zamanda basrol oyuncusu] ile soylesi, lavabo sirasinda tanisma hatta :) 
-Ve sonrasinda Ortakoy'de gecen havasi, kumpiri, dondurmasi, kahvesi guzel gun.
-Aksaminda Onur Unlu'nun Itirazim Var'i... Pazar sabahi 6 bile olmadan insani uyandirabilecek, birseyler yazmaya tesvik edecek turden mukemmel bir film
-Ebruyla baslayan, "Askin Yasi Yoktur"la devam eden, 2 dogumgunu ile sonlanan bir garip pazar. 

Bu kadar balın ustune "BALLI" bir sarki dinlemek lazim:

Sezen Aksu-Ballı

Alternatif Link: http://www.dailymotion.com/video/xj3ue9_sezen-aksu-balli-2011-yeni_music

***
dipnot: Fotograf Fatma Zehra'ya nacizane hediyemdir ;) Onun guzel surprizine karsilik, simdilik sadece bu... 

Balınız bol olsun efenim ;)

Thursday, November 28, 2013

Sen Aydinlatirsin Geceyi

"Insan endiseden yaratilmistir."



"Atesle yaklasmayiniz" gibi uyari slogani ile baslayan bir Onur Unlu filmi.

Daha once surada yazdigim gibi bekledim de bekledim. Ve sonunda izleyebildik, Baska Sinema araciligiyla yayinlanan ozel-kısıtlı gosterimlerden birinde. Bu kadar beklenmesinin hakkini veren bir yapim. Onur Unlu ve Eflatun Film urunlerine alisik bunyelerin zevkine, fikrine, zikrine hitap eden turden... 

Thursday, March 14, 2013

Sen Aydinlatirsin Geceyi -- Sonunda!


Henuz izlenmemis, hatta vizyona bile girmemis bir film ozlenir mi?
Bence ozlenir :)

Aylardir vizyon tarihini kontrol etmeler, yayinlanmis tanitim videosunu tekrar tekrar izlemeler...

Beklemenin ozleme donustugu anda ogrendim ki;
12 Nisan 21:30'da Istanbul Film Festivali kapsaminda Atlas Sinemasinda gosterilecekmis.