Dunyanin yalin hâli, -i hâli, -e hâli, -de hâli, -den hâli... Bir de a-fe-de hâliyle gormek isteyenler, buyurunuz :)
Monday, September 16, 2013
Saatleri Ayarlama Enstitusu ~ Alintilar
Bu daima boyledir. Hadiseler kendiliginden unutulmaz. Onlari unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima obur hadiselerdir.
sh 62
Iyilikler de kotulukler gibidir. Beraber gelirler.
sh 127
Vaat et, yarin unutacak olduktan sonra...
sh 234
Gelsinfest ~ Gelisen Ulkeler Film Festivali
Filmlere ve de festivallere merakli birisi olaraktan paylasmayi borc bilirim.
Iyi seyirler...
Sunday, September 15, 2013
Saatleri Ayarlama Enstitusu
Ahmet Hamdi Tanpinar'in Saatleri Ayarlama Enstitusu...
Kitap Kardesligi ile birlikte Temmuz ayinda okudugum ilk kitap. Kitap Kardesligi demisken biraz bilgi vereyim. Baska bir kitap blogu sayesinde kesfetmistim. Beraber kitap okuyup, beraber yorumlamak gayesiyle kurulmus bir olusum. Blogger, twitter, instagram, tumblr...vb bircok sosyal kanal araciligi ile katilmak mumkun.
Gelelim Saatleri Ayarlama Enstitusu'ne :)
Tam bir donem kitabi, icine azicik mizah ve ironi bulasmis bir donem kitabi.
Saturday, September 14, 2013
Gune Tatli&Serin Merhaba: Denizciler Dondurma :)
Dondurma sevdalisi bir insan olarak, gune en enn guzel tatli serin baslangic :)
Ordu'da nisan hazirliklari telasina aldirmaksizin verilen minik bir mola
ve super kesif: Denizciler Dondurma!
Ordu'ya yolu dusenlerin, nostalji sevenlerin, emege deger verenlerin ugramasi; bu lezzeti tatmasi siddetle tavsiye olunur.
Detayli bilgi icin bkz. Denizciler Dondurma Internet Sitesi
Friday, September 13, 2013
Ben de Ozledim... Pek Yakinda!
3. sezon sonunda Mecnun'u cole yollayip bu sezon donusunu, donuslerini bekleyenlerin hevesleri kursaginda kalmisti. Bildiginiz uzere :( [bkz. Mecnun olmak senin kaderin]
Devami gelemedi, bitemedi de, icimizde kaldi Leyla ile Mecnun. Sahsi fikrim, belki de iyi oldu sonunu gorememek...
Devami gelemedi, bitemedi de, icimizde kaldi Leyla ile Mecnun. Sahsi fikrim, belki de iyi oldu sonunu gorememek...
Thursday, September 12, 2013
Kulak Verilesi Fotograflar -6: Sevmek Zamani
Canim Es'e ithafen...
Uzun zamandir ilk defa bir kolajin altina imza atmak istediysem;
"Sevmek Zamani" gelmistir, "Sevmek Zamani" calinmali o halde :)
Hayirli, ugurlu olsun...
Fotograf: Arzu Fatma Dogan
Yason, Ordu
7 Eylul 2013
Fotografin Sarkisi:
Diger fotograflara kulak vermek icin tiklayiniz.
Monday, September 9, 2013
Bir Eylul Hikayesi: Vurur
Agustos'tan odunc alinmis bir eylul gunuydu.
Guneyin en guneyi, sicagin en sicagi, sarinin en sarisi bulusmus; bugun icin bir araya gelmisti sanki.
"Bu anlamsiz suskunlugun artik bitmesi lazim" dercesine, suratle ilerliyordu araba.
Suskunluktan ote birseyler hakimdi aslinda, araba farkedemedi ilk etapta.
Baska birseyler... Kararsizlik gibi, tutarsizlik gibi, suphe gibi, ozlem gibi, korku gibi birseyler... Bunlarin hepsinden bir tutam karismasiyla olusan duygu bulutunu, surat dagitamayacakti anlasilan.
Guneyin en guneyi, sicagin en sicagi, sarinin en sarisi bulusmus; bugun icin bir araya gelmisti sanki.
"Bu anlamsiz suskunlugun artik bitmesi lazim" dercesine, suratle ilerliyordu araba.
Suskunluktan ote birseyler hakimdi aslinda, araba farkedemedi ilk etapta.
Baska birseyler... Kararsizlik gibi, tutarsizlik gibi, suphe gibi, ozlem gibi, korku gibi birseyler... Bunlarin hepsinden bir tutam karismasiyla olusan duygu bulutunu, surat dagitamayacakti anlasilan.
Friday, September 6, 2013
Bir Yakaristan Ibaret Eylul...
Eylul'un ilk Cumasi...
En guzel, en anlamli eylul hediyesi gelmis Ulusoy'dan :)
Sicacik bir keyif cayi esliginde, haftalik fal misali bir yazi:
Başladı hayat, kalbi titreye titreye bir yakarışla yakararak.Yıldızların dua vakti bitmişti. Birer birer çekildiler hanelerine.
Gecenin duası kabul olmuş, gündüzü vermişti dünyaya.
Hazin bir yakarışla açtı gözlerini gündüz de.
Karşısında yağmur yüklü bulutları görünce biraz şaşırsa da, sevindi içten içe.
Ne de olsa toplu bir yakarışa iştirak edecekti.
Şimşekler çakıyordu, gökyüzünün cehrî zikri şimşekler.
Kirpikleri ıslaktı şehrin.
Yağmurla yıkanmıştı sabah.
Yağmur, bulutların yakarışıydı.
Bulutlar damlaların.
Damlalar ise susamış toprağın.
En guzel, en anlamli eylul hediyesi gelmis Ulusoy'dan :)
Sicacik bir keyif cayi esliginde, haftalik fal misali bir yazi:
Başladı hayat, kalbi titreye titreye bir yakarışla yakararak.Yıldızların dua vakti bitmişti. Birer birer çekildiler hanelerine.Hazin bir yakarışla açtı gözlerini gündüz de.
Karşısında yağmur yüklü bulutları görünce biraz şaşırsa da, sevindi içten içe.
Ne de olsa toplu bir yakarışa iştirak edecekti.
Şimşekler çakıyordu, gökyüzünün cehrî zikri şimşekler.
Kirpikleri ıslaktı şehrin.
Yağmurla yıkanmıştı sabah.
Yağmur, bulutların yakarışıydı.
Bulutlar damlaların.
Damlalar ise susamış toprağın.
Monday, September 2, 2013
Takvimlerde Yolculuk: Ve Eylul... Sonunda!
Saatli maarif takvimlerinin yaygin kullanildigi donemlere pek yetisemesem de "nostalji" kelimesinin benim lugatimdaki karsiligi gibidir.
Dedemden yadigar Kuran-i Kerim'in sayfalarini cevirdikce karsima cikar bu takvim yapraklarindan. Uzerlerine ozel notlar dusulmustur cogunun. Falancanin dogumu, filancanin olumu, eve dogalgazin cekildigi gun...vs. gibi. Onlara baktikca, dokundukta, kokladikca oncelikle dedem ve kaybettigimiz diger yakinlarim gelirler aklima. Belki bu yuzden seviyorum eski takvim yapraklarini...
Bu yazi icin 1 Eylul tarihli bir yaprak aradim, cok aradim da bulamadim. Yoksa 6 Eylul'un ozel bir manasi yok :) Benim icin en ozel mana, basli basina "Eylul"un gelmis olmasi!
Dedemden yadigar Kuran-i Kerim'in sayfalarini cevirdikce karsima cikar bu takvim yapraklarindan. Uzerlerine ozel notlar dusulmustur cogunun. Falancanin dogumu, filancanin olumu, eve dogalgazin cekildigi gun...vs. gibi. Onlara baktikca, dokundukta, kokladikca oncelikle dedem ve kaybettigimiz diger yakinlarim gelirler aklima. Belki bu yuzden seviyorum eski takvim yapraklarini...
Bu yazi icin 1 Eylul tarihli bir yaprak aradim, cok aradim da bulamadim. Yoksa 6 Eylul'un ozel bir manasi yok :) Benim icin en ozel mana, basli basina "Eylul"un gelmis olmasi!
Gibi: Eylul Geldi
İnsanı canından bezdiren, hiç bitmeyecekmiş gibi gözdağı veren, tam bitti denilen yerde yeniden başlayan kavurucu bir yazdan da serinlik ve selâmetle sıyrılmak mümkünmüş.
Ufkun üzerinde kurşuni renkli bir süvari alayı. "Caddelerde rüzgâr"lı ilk sonbahar şarkıları. Siyah beyaz kısa bir film. Kestanecinin Ekim'e hazırlanan isli "lüküs lâmbası". İlk yağmur damlası, ilk üşüme, ilk hırka.
Bir şehri terk etmemek için sebepler risalesine eklenen zahriye sayfası gibi, şehrime, bütün şehirlere geldiğinden daha erken, kavrulmuş yapraklar dallarının dibine döne döne düşerken. Olur mu olmaz mı derken olur gibi, gelir mi gelmez mi derken gelir gibi. Kalıcı değil geçici. Ama sonunda Eylül geldi.
Subscribe to:
Posts (Atom)







