Showing posts with label Teoman. Show all posts
Showing posts with label Teoman. Show all posts

Monday, March 23, 2015

Güne/Haftaya/Yeni Bir Hayata Merhaba: Bak Hayatına!

Bu fotoğraf, benim yeni hayatımdaki ilk günümün ilk karesi. Bilhassa, kişisel tarihime şerh düşmek amaçlı çekilmiştir.




"Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştir."

Ne hoş bir söz değil mi? Yanılmıyorsam, 2004 yapımı Fatih Akın filmi, Duvara Karşı'da geçer. Hani durmadan ağlayıp, sızlayan, bir şeylerden şikayet edip de düzeltmek için en ufak bir hamlede bulunmayanlar için söylenmiş adeta. İşte ben de bu kitleye dahil olmamak için kendimce bazı hareket planları oluşturmuştum.

2. Yaş Yazımı okuyanlar bilirler. Burada da biraz bahsetmiştim: "Birşeyi gerçekten çok istediğin zaman, tüm kainat bu arzunu gerçekleştirmen için çaba sarfeder"miş. Gerçekten de öyle oluyor! Bu zihniyetle, çabaları takip ederek çıktığım yolun ilk round'u, yeni okulumdu. Sonraki round, yeni iş oldu. Geçmişim, alışkanlıklarım, hayallerim, emeklerim... Her şeyi tek bir beyaz kağıda sığdırıp sonuna bir nokta koydum, teslim ettim. Bembeyaz bir son, bembeyaz bir başlangıç. 

Uzun lafın kısası, bir "nokta" koymak o kadar da zor değil sevgili arkadaşlar. Adı üstünde mini minnacık noktacık. Yeter ki; başkalarına zarar vermeden, hak yemeden, güzellikle konulmuş olsun. Sonra bir bakıyorsun... Sen henüz gelmeden bir kaç gün önce tüm kadınlara dağıtılmış sümbüllerden bir tanecik artmış, bir masanın üstünde manzarayı seyredip kahvesini yudumlayarak senin başlamanı bekliyormuş :) Şimdi gel de bu sümbülün fotoğrafını çekme!

Herşeyin en iyisi, en hayırlısı...

Bu da yeni haftanın şarkısı olsun: Teoman - Bak Hayatına



Friday, January 16, 2015

Güne İstanbul'dan Merhaba: Bazı Yalanlar

Bir haftalık bol keyifli İran seyahatinin ardından, bugün İstanbul'dan güne merhaba...



Tamam. Kabul ediyorum. Hisleri kuvvetli bir insanım.
Ama bazen öyle şeyler oluyor ki; ben bile hayret ediyorum kendi kendime.

Mesela, bazı günler sabahın köründe ofise gelirken etrafı seyrederek müzik dinlemeye bayılırım. ["Zaten hep yapılan bişey, bunda ne var" diyebilirsiniz ama bi dakka] Ve işe varmadan önceki son şarkıyı, kendime armağan ederim. Sanki o günün akışını belirleyecek gibisinden de çocuksu bir hisse kapılırım :)

Bu sabahın son şarkısı; Teoman'dan Bazı Yalanlar'dı. 
Ne müthiş denk gelmedir ki; bazı eski yalanlara rastladım. Eski, mide bulandırıcı yalanlar; gülümseyerek söylenmiş hem de. 

Şu hayatta anlam veremediğim bazı noktalar vardır; bir tanesi de "gülümseyerek yalan söyleyebilme" özelliğine sahip insanlar.

Neyse yine de yalan söylememeye devam etmek lazım, bolca şarkı dinlemek ve bir de her şeye rağmen gülümsemek ;) 

Ne güzel söylemiş Teoman: "Bazı ölümler uzun. Bütün hayatlar kısaymış..."

Monday, September 30, 2013

Olamaz mi? Olabilir

hicbir neden yokken, 
ya da biz bilmezken tepemiz atmis 
ve konusmusuzdur... 

Boyledir bazi Eylul'ler...

Kurumus bir yapragin dalindan dusmesi kadar kolay, zahmetsiz.
Ve hic beklemedigin anda, hissettirmeden, kendiliginden 
Geceyi sabaha donusturen tatli bir siir gibidir bazen...