Showing posts with label Dizi Meydan Okuması. Show all posts
Showing posts with label Dizi Meydan Okuması. Show all posts

Saturday, February 13, 2016

Dizi Meydan Okuması ~ Kapanış

Merhabalar!

Başlığa "Kapanış" yazdım ama içimden söyleniyorum; "4 yazıda biten meydan okuma mı olurmuş?!?!". Maalesef günü gününe yazamadım, hakkını veremedim. Komşum Zihin, özür dilerim :( 

Ama başlanmış işi asla yarım bırakmamak işlenmiş ruhuma. Öyleyse Kapanış'ı yapayım ki belki yeni yazılara yol açılsın ;) 

En başta belirttiğim gibi dizi geçmişim pek yok, dolayısıyla soruların çoğu boş. Hal böyle olunca gerçekten cevabım olan soruları yanıtlıyorum.

15- Müziklerini çok sevdiğiniz dizi hangisi?

Yeni dönem yapımlarında müziğe çok önem veriliyor. Tek cevap vermekte zorlanıyorum. Soundtrack listeme baktım, çoğunluk Walking Dead'den eklemişim. Özellikle bazı bölümlere cuk diye oturuyordu. Bir örnek vermek gerekirse: Lead Me Home.


18- En sevdiğiniz komedi dizisi hangisi?

Beni ve blogumu biraz tanıyanlar bu soruya direk Leyla ile Mecnun diye atlayacağımı bilirler ama bu sefer daha eskiye gideceğim. Eskiye, özlem duyduğum zamanlara... 7 Numara'yı bilir misiniz?


Bir zamanlar çok yetenekli (çoğunluğu tiyatro kökenli) oyuncuların, böyle tatlı insanları canlandırdığı bir dizi vardı. İnce bir mizah ve bolca samimiyet... Dizideki oyuncuların yıllar sonra kazandığım üniversitede okumaları da ayrıca manidardı. Şimdilerde arada aklıma geliyor. Bir bölüm açıp izliyorum. Bizim kantin, bizim bahçe. Leyla ile Mecnun gibi özlemeye ve tekrar tekrar izlemeye doyamayacağım bir dizi. 

19- En sevdiğiniz mini dizi serisi hangisi?






Lost Room diye birkaç bölümlük fantastik bir dizi vardı. Detayları çok net hatırlamamakla beraber beğenmiştim. Tabi yıllar sonra ordaki dedektif karakteri Peter Krause’nin SFU’nun Nate’i olduğunu nerden bilebilirdim? ;)












Bir de, takip ettiğim bloglardan birinin tavsiyesi üzerine Some Kind of GoodBye (Another Parting) dizisi dikkatimi çekmişti. İzlediğim/izleyeceğim tek Kore yapımıdır. Ben pek sevemiyorum uzak doğu yapımlarını, halbuki ilginçtir; çok ciddi bir hayran kitlesi var. Neyse. Geçen yıl şiddetli bir enfeksiyon kapmış, günlerce yataktan çıkamamıştım. Uyuyamadığım bir gece, aklıma bu dizi düştü. Zaten kısa kısa bölümler olduğu için o anki ruh halime çok iyi gelmişti. 

Konusu da pek manidar: insanların ağlama sebeplerinin araştırılması.





20- En sevdiğiniz bilimkurgu/gizem/macera dizisi hangisi?


Fringe.

Meydan Okumalar’ın sanırım en sevdiğim yönü; cevapları bulmaya çalışırken geçmişe yolculuğa çıkmak.

Önceki işim bol seyahatliydi. Geriye dönüp bakınca, nerdeyse her seyahatimin bir dizisi var. Bir nevi kendimi oyalama taktiğiydi filmler, diziler. Fringe de Ankara’nın dizisiydi.

23- En sevdiğiniz erkek dizi karakteri?

Şimdiii bu soruya nasıl tek cevap verebilirim :P

Hızlı bir beyin fırtınası yaptım. Sonuçları en azından yerli ve yabancı olarak 2’ye indirgedim.

Yerlilerden tabi ki Şubat’ın Alican’ı, yabancı ise SFU’nun Nate Fisher’ı. (Peter Krause)



24- En sevdiğiniz kadın dizi karakteri?

Bu soruda da çift cevap vereceğim. Hatta en yakıştırdığım çifti yazıp, soruyu revize ediyorum.

Walking Dead’den Carol&Daryl. Dizide belirgin bir aşkları olmasa da 6 sezondur bunu diledim. Umudum, en azından finalde gerçekleşmesi. Ne alaka diyenler olabilir. İkisi de benim nazarımda, dizinin en çok değişime/adaptasyona uğrayan oyuncuları. Tam gerekçe sunamasam da bu ikilinin yeri bende farklıdır. Sanırım, benim gerçek hayattaki tarzıma uygun yönleri olduğundan. Etliye sütlüye karışmadan yaşamaları, çıkar beklemeden millete yardıma koşmaları, yalan dolan dedikoduya karışmamaları... vs.



25- En sinir bozucu dizi karakteri kim?

Bu soru, benim için 23.soru ile birebir bağlantılı. Çünkü, dizilerde favori erkek karakterlerimin eşlerine hep uyuz olmuşumdur :)

Şubat’ta Yağmur-Sabah ikizleri canlandıran Melisa Sözen ile SFU’nun Brenda’sı, sizleri hiç sevemedim.

26- Hangi karakterin ölümü sizi çok üzmüştü?

Hiç tereddütsüz SFU’da Nate’in ölümü. O bölümü uzunca bir süre unutamayacağım sanırım. Bir Cumartesi öğle vakti izlemiş ve sonrasında olduğum yere çakılıp hüngür hüngür ağlamıştım. Nate'in anısına cenazesinde çalan şarkıyı paylaşıyorum:


Knockin' On Heaven's Door
 
27- En iyi “ilk bölüm” hangi dizideydi?
28- En iyi dizi finali hangisiydi?
30- En iyi dizi repliği hangisi?

Bu 3 soru için vereceğim cevap Six Feet Under'dır. Evet, çok torpil geçtim. Ama izleyenler beni anlar, diyorum. Özellikle finali çok çok başarılı.

Replik olarak ise şunu seçtim:


Üzerine yorum yapmaya gerek yok, sanıyorum.

***

Öyle ya da böyle bir meydan okumanın daha sonuna geldik...

Haddinden fazla taraflı davrandığımın farkındayım. Zaten ömür boyu izlediğim diziler çok kısıtlı: Prison Break, Dexter, House MD, Sherlock (kardeşimle yaşarken bazen), Fringe, Walking Dead, Şubat, SFU, L&M ve bu meydan okuma sayesinde başladığım Mozart in the Jungle.

Dizilerin bağlayıcı yanını sevmiyorum. Bağlanıyor, esir oluyorum gibi hissediyorum. En kötüsü de dizilere kapılınca filmleri ihmal ediyorum. Tercih meselesi tabi ki.

İyi seyirler ;)

Friday, January 22, 2016

Dizi Meydan Okuması ~ 10, 11, 12, 13

10- Hiç beğenmediğiniz dizi hangisi?

Bu soruya cevaben aklıma hep Türk dizilerinin (bazılarını tenzih ediyorum tabi) gelmesi sizce de tuhaf değil mi?! Tv izlemeyen, haliyle bu bahsettiğim tarzda dizileri de takip etmeyen biriyim. Arada bir yerlerde denk geldiğim çoğu Türk dizisine 5 dakikadan fazla tahammül edemiyorum.



Bu tür diziler bir yana da bu sorunun b şıkkı olarak öyle bir cevap vereceğim ki; eminim çok tepki alacak :) B şıkkı, yani bir şekilde izlemeye başladığım ama beğenmediğim dizi: Game of Thrones. Evet. Ben bu herkesin bayıla bayıla izlediği diziyi sevemedim. Gerçi ilk birkaç bölümünü beğenmeyi, hemencecik bıraktım. Neden derseniz, ben entrika hırs vs. gibi konularının işlendiği yapımları sevmiyorum. 



Entrika demişken aklıma geldi. Çocukken çok tv izlerdim. O yıllarda Kara Melek diye bir dizi vardı. [Hatırlayanlara selam olsun.] Jenerik müziği bile hala kulağımda çınlar. Entrikanın alası oradaydı. Küçücük yaşımda öyle de severek izlerdim ki... Büyüyünce ciddi bir değişim yaşamışım diye şükrediyorum :)  

11- Adıyla en çok uyumlu olduğunuz dizi hangisi?

Pek tabi; Six Feet Under. Çok dahiyane ve anlamlı bir isim. 

12- İlk göz ağrınız hangi diziydi?



Prison Break!

Yabancı dizilerden sanırım ilk izlediğim buydu. Bunun bir eşleniği de Lost'tu o dönem. Birinden biri seçilecek gibi gizli bir hissiyat vardı. Ben seçimini Prison'dan yana kullanmıştım. Ne çok severdim. Her bölümde daha bir nutkum tutulurdu. 

13- En iyi dizi kadrosu hangi dizideydi?

Yine cevap bulmakta zorlandığım bir soru. Yine tekrara düşeceğim ama şimdi bu soruya nasıl "Leyla ile Mecnun" demeyeyim? :)



Monday, January 18, 2016

Dizi Meydan Okuması ~ 6, 7, 8, 9

6- Yeniden çekilecek ya da kaldığı yerden devam edecek olan diziler arasında sizi en çok heyecanlandıran hangisi?

Meydan Okuma'yı tahmin ettiğim gibi günü gününe cevaplayamıyorum ve yine tahmin ettiğim gibi 6. soruda çakıldım :(

"Ama ben baştan söylemiştim" lafımın ardına sığınıp, bu soruyu boş bırakıyorum. Düşündüm, taşındım bu kriterde dizi bulamadım.

7- Başta sevmeyip de zamanla bayıldığınız dizi hangisiydi?

Bu soru da boş! Çünkü, bir diziyi hiç sevmediysem en baştan bırakıyorum. Zaten vakit dar, bari sevdiklerimi seyredeyim, di mi ;)

8- Bu sezon gösterilen diziler arasında en sevdiğiniz hangisi?


Genelde dizileri güncel sezonunda izlemiyorum. Bu sezon 1 tanesi hariç: Walking Dead.
Bu diziye geçen yıl başladım ve tez zamanda çok yol aldım. Mücadeleyi ve gerilimi seviyorum, ondan sanırım. İlk 5 sezonu hızlıca tamamladıktan sonra, bu sezon tek tek bölümleri izlemek açıkçası aynı tadı vermedi. Bir de şahsi fikrim, bir dizi en fazla 5 sezon sürmeli, bu şekilde kurgulanmalı. Bkz. Six Feet Under. (Yine ne yapıp edip SFU'ya özgüler :P)

9- İzlemeyi düşündüğünüz eski/yeni dizi hangisi?


Mozart in the Jungle'ın adını sıkça duyuyordum, fakat pek de oralı değildim. Ta ki; bu meydan okumada Gael García Bernal'in oynadığını öğrenene kadar! Ve hatta 1 bölümcük başladım bile :)

Wednesday, January 13, 2016

Dizi Meydan Okuması Başlasın! ~ 1, 2, 3, 4, 5

Merhaba!

Madem komşumuz Zihin davet etti, birazcık gecikmeli de olsa bir yerden başlamak lazım Dizi Meydan Okuması'na. Fakat, en baştan söylemeliyim; pek dizi geçmişim yok, daha doğrusu dizilere (özellikle de çok uzun süreli olanlar) ayıracak fazla vaktim yok. Bu yüzden sık sık aynı cevapları vereceğim gibi duruyor.


1- En sevdiğiniz dizi hangisi?



"En sevdiğiniz" ile başlayan her soru iddialıdır. Haliyle, tek bir cevap vermek kolay değil. Hiç düşünmeden aklıma gelen ilk 2 diziyi yazıyorum: Six Feet Under ve Leyla ile Mecnun.

Daha önce de biraz bahsetmiştim. Six Feet Under, Zihin sayesinde geç öğrendiğim, çok sevdiğim bir dizidir. Hatta, bu diziyi izlediğimden beri, artık hiç bir şey eskisi değil gibi iddialı bir laf bile edebilirim.

Ölüm. Muhakkak ki; her canlının çeşitli kereler muhattap olacağı bir duygu. Böyle olmasına rağmen, pek de bahsedilmek istenmez. Bu dizide enine boyuna, öyle çok işleniyor ki ölüm, hem de güncel hayatla iç içe harmanlanmış olarak... Sanki unuttuğumuz, değerini bilmediğimiz güzellikleri hatırlatmak istercesine. Her bölüm ayrı bir serüven. İzlemeyenler için çok da spoiler vermek istemiyorum. Mutlaka izlenmeli (ölmeden) deyip, cevabın ikinci kısmına geçiyorum :)

"En sevdiğiniz" lafı söz konusuysa, Leyla ile Mecnun'u anmamak olmaz. Bir dönem bu diziyle yaşadım ben. Bazı bölümleri döndürür dolandırır izlerdim. Blogta da çok alıntı yapardım hatta. Hala da canım sıkılsa "1 bölüm L&M açayım" moduna girerim. Bence, Türk dizi tarihinin en kült, en absürd yapımıdır. Bir şeylerle bu kadar rahat dalga geçen, güldürürken bir anda hüzünlendirebilen başka bir diziye daha rastlamadım.  

2- En sevdiğiniz dizinin en sevdiğiniz sahnesi hangisiydi?


Cevabım, Six Feet Under 2. sezon 8. bölüm sonu. Kısaca bahsetmek gerekirse; o bölümün cenazesi motorsiklet tutkunu bir adama aittir. Her zamanki gibi tatlı dilli, güler yüzlü Nate'imiz rahmetlinin eşiyle muhabbet eder, bir nevi teselli babında. Bir süre sonra kadından malikaneye bir zarf gelir, içinde rahmetli eşinin motorsikletinin anahtarı ve Nate'e bir not. Sonrası zaten video'da. Ben ki; yanımdan motorsiklet geçerken bile "ayy acaba başına bişey gelir mi" endişesi yaşarım. Bu bölüm sonrası, motorsiklete binip o rüzgarı hissetme hevesine kapılmıştım. Tabi ki bu his hala heves olarak varlığını sürdürüyor :) 

3- Herkesin mutlaka izlemesi gerektiğini düşündüğünüz dizi hangisi?

3. soruya geldik, cevabım yine aynı olacak. Tekrar ediyorum: herkes ölmeden Six Feet Under'ı izlemeli. Hatta mümkünse yaş fazla ilerlemeden...

4- Çok daha fazla insanın izlemesini istediğiniz dizi hangisi?



Bu cevap biraz göreceli geldi. Ben şöyle yorumladım: aslında çok daha fazla kişi izlemeliyken, maalesef az izleyici kitlesine maruz kalan dizi: ŞUBAT.

Bu diziyi nasıl keşfettim ve nasıl vuruldum hatırlamıyorum. Fakat, o dönem günlük planlarımı Şubat'a göre yapıyordum. Senaryosu, oyunculuklar ve özellikle yapım çok kaliteliydi. Kurgu karmaşık ve kafa yormak gerektirdiği için pek izleyeni çıkmadı. Malum, insanların çoğu tv karşısına geçip, kesinlikle kafa yormadan emek sarfetmeden diziler izlemek istiyor. Dolayısıyla, Şubat henüz anlatmak istediklerini anlatamadan 1 sezon sürebildi. 

5- İptal olmaması gerektiğini düşündüğünüz ama iptal olan dizi hangisiydi?


5. soruda 3. kez yine bir Onur Ünlü dizisinden bahasedeceğim: Beş Kardeş
Daha önce şurada da yazmıştım. Bu dizi de yine reyting kurbanı olan (umarım sadece reyting'tir) güzel bir yapımdı. Şubat kadar bile dayanamadı, sadece 13 bölüm sonra zoraki bir final yapmak durumunda kaldı. Üzücü. Gerçek hayatta da buruk gelir, anlatacak çok şeyin varken durdurulmak, konuşmaya müsade edilmemek. Keşke biraz daha sürseydi dizi, biraz daha derdini anlatabilseydi.

Bir çırpıda 5 soru yanıtlamış oldum. Umarım diğerlerini günü birlik cevaplayabilirim.

Finali, Şubat'tan bir video klip ile yapayım: 

Yalansın Dünya