Showing posts with label Ceza. Show all posts
Showing posts with label Ceza. Show all posts

Monday, December 15, 2014

Güne Tezat Merhaba: Gelsin Hayat Bildiği Gibi


Bazı zamanlar vardır.
Bir sürü değişik şey oluyorken, sadece durup seyredilen,
Sonuçları her ne olacaksa olsun kabulüyle beklenen,
“Ben bu anı bir yerden hatırlıyorum” dedirtircesine tanıdık,
Sanki ilk kez rastlanıyormuşçasına yabancı.

Bazı sabahlar vardır.
Kafanın içinde onlarca şey dönüp dolaşırken,
Boğaz ağrın tüm bedenine yayılmışken,
Şehir henüz uyanmamışken kalkıp yola düşülen,
Servis camından etrafı seyrederek,
Hem de yoğun sise rağmen güzel birşeyler görmeyi umut ederek doğan bazı sabahlar.

Bazı şarkılar vardır.
Tam da böyle vakitlerde akla düşen,
Ansızın sadece senin kulağına fısıldanan,
İlaç gibi.
Biraz Ceza, biraz Sezen... 
Peynirin üstüne sürülen bal gibi, reçel gibi,
Alabildiğine tezat, bir o kadar güzel.


Monday, February 25, 2013

Papillon - Kelebek


Islemedigi bir suctan dolayi [zaten her suclu masumdur demeyin, hakikaten oyleymis :) ] omur boyu kurek cezasina carptirilan bir kelebegin hikayesi. Kanatlarini cirpmaktan bir kez olsun vazgecmeyen bir kelebek...

Kelebek dediysem asil adi Henri Charriere, kahramanimizin. Vucudundaki dovmelerden oturu edinmis bu lakabi. Hani derler ya; kisi kendisine verilen isimden etkilenirmis, bu dogrultuda bir yasam surermis. Henri de lakabina cekmis adeta.