Showing posts with label Boat on the River. Show all posts
Showing posts with label Boat on the River. Show all posts

Wednesday, October 8, 2014

Ekim'de İlkbahar



Bugün yeni birisi işe başladı. Oldukça havalı ve küstah görünümlü. Sadece kendini düşünen bir yapısı olduğu her halinden belli. Muhtemelen "merhaba" bile demek istemeyeceğim. Adeta, artık buralardan çekip gitmem gerektiğinin kanıtlarından biri daha!

“İlk izlenim” defterine düştüğü, kim bilir kaçıncı kayıttı bu.

Evet, ilk izlenim defteri. Yeni tanıştığı kişilere istinaden tuttuğu notlardan oluşan bir defteri vardı Görkem’in. Yıllardır, her yeni tanıştığı kişi için, o günün akşamında ufak bir ilk izlenim yazısı yazardı. Zaman geçtikçe de bir tür oyun misali, bu izlenimin doğruluğunu gözlemlerdi. Yanıldığı da pek olmazdı hani.

Belki de genetik bir özellikti onlarda; insan sarraflığı. Öyle ki; dedesi Fahir Bey, mahallenin bilir kişisiydi, sözü dinleneniydi. Her kim, biriyle ticarete girisecek olsa; Fahir Amca’nın kapısını çalar, fikrini alırdı. Eğer ki O’nun gönlü razıysa bu kişiye, “demek ki çekinecek bir durum yok” denir, gözü kapalı yapılırdı anlaşmalar. Aynı şekilde, biri oğluna kız istemeye niyetlenmişse; önce Fahir Bey’in yorumu sorulur, sonrasında kızın ailesine haber ulaştırılırdı. Ak dediği ak, kara dediği kara idi Fahir Bey’in.

Bu akşamın notunu da tamamladıktan sonra, masa lambasını kapattı Görkem ve film izlemek üzere salona geçti. Bakalım, bu notun tutarlılığı ne zaman anlaşılacaktı? Bekleyip görmek lazımdı, tıpkı diğer iki bin beş yüz altmış sekiz kayıt gibi.